•  


Makaleler   >

Islam dünyasında Osmanlı izleri   >

Güney Afrika'da Osmanlı torunları >



Sultan Abdülaziz

Güney Afrika’da Osmanlı torunları


Ümit Burnu (Cape Town), Güney Afrika'nın başkenti. Güney Afrika nüfusunun % 20'ye yakın bir bölümünü oluşturan batılıların yoğun olarak yaşadıkları büyük, canlı bir şehir.


1800'lü yıllarda Hindistan ve Malezya'dan Müslümanlar, Cape Town'a göç etmişlerdir. 1805'ten beri Ümit Burnu İngiliz hakimiyeti altındadır. İngilizler dini baskı uygulamazlar ama Müslümanlar kendi aralarında anlaşamazlar. Çatışmalar çıkar. İslami kuralların uygulanmasındaki ciddi farklılıklar, neredeyse bir iç savaşa neden olacak şiddete erişir.


1800'lü yıllarda Ümit Burnu'nda yaşayan Müslümanlar, aralarında bir komisyon oluşturarak bölgenin İngiliz valisine giderler ve İngiltere Krallığı aracılığı ile dünya Müslümanlarının lideri olarak gördükleri Osmanlı Devleti'nden ve Müslümanların halifesinden, İslam'ı asli şekliyle anlatıp aralarındaki anlaşmazlığı giderecek bir din alimi isterler. Bunun üzerine Kraliçe Viktorya, Sultan Abdülaziz'den Cape Town'a bir müftü göndermesini ister.


Sultan Abdülaziz, durumdan haberdar olur olmaz, o sıralarda Bağdat'ta görev yapan Ebubekir Efendi'yi İstanbul' a çağırır. Sultan Abdülaziz 26 Mayıs 1862'de, Ebubekir Efendi'nin, Güney Afrika Müslümanlarının eğitim ve dini meselelerini yerinde görmek ve onlara rehberlik yapmak üzere gitmesine izin verir.

Hazırlıklar yapılır ve Ebubekir Efendi öğrencisi Ömer Lütfi ile birlikte Ümit Burnu'na gönderilir. Ebubekir Efendi 17 Ocak 1863'te Cape Town'a varır.


Ebu Bekir Efendi Cape Town'a varır varmaz oradaki Müslümanların arasındaki anlaşmazlığın sebeplerini araştırır. Ümitburnu Müslümanları, Hollanda hakimiyeti döneminde Kur"an-ı Kerim ve dini kitaplar yasak olduğu için “İslam"dan uzak bir ortamda” bir çok batıl geleneği İslam"ın emri olarak öğrenmiş ve tatbike başlamışlar.

İçlerinden biri Hacc'a gittiğinde burada İslami bilgilerini tazeleyerek döner. Öğrendiklerini, yıllarca din olarak bildikleri bazı geleneklerinin İslam'la ilgisi olmayan batıl itikat oluğunu anlatınca; geleneklerine sıkıca bağlı olan Güney Afrikalı Müslümanlar, “biz baba ve ecdattan böyle gördük şimdi sen herkesin itikadını bozacaksın” diyerek başladıkları tartışma, iki taifeye ayrılmalarını ve düşmanlığa vara kavgaya tutuşmalarına sebep olur.

İlk etapta sıkıntılarla karşılaşsalar da birbirine düşman olan Müslümanları barıştırmayı başarırlar.

Ebubekir Efendi bir yandan bunlarla uğraşırken bir yandan da oradaki bazı menfaat çevrelerinin rahatını kaçırdığı için kendisi aleyhine gelişmekte olan sıkıntılarla baş etmeye çalışır.


Üç yıl sonra yani 1866"da Ömer Lütfi Efendi memlekete geri döner ve Ebubekir Efendi Ümit Burnu'nda yalnız kalır.

Bu iki alim, Cape Town'a geldikten sonra bölgede Osmanlı etkisi artar. Bu, mimariye de yansır. Rivayete göre Ebu Bekir Efendi anlaşmazlığı çözmek için farklı kökene sahip Müslüman kadınlarla evlenmiştir. Sonuçta anlaşmazlıklar çözülmüş, Cape Town'da Osmanlı mimarisinin bu örneklerine kavuşmuştur.

Yıllarca bölge halkına İslam'ı öğreten Ebubekir Efendi'nin kabri şu anda Cape Town'da bulunuyor.

Güney Afrikalı Müslümanlar, Osmanlı"nın yaptırdığı Hicaz demiryolu, Trablusgarp, Balkan ve Kurtuluş savaşları için ciddi yardımlar gönderdiler. Bugün yaklaşık 4.5 milyon nüfuslu Cap Town şehrinin yüzde 30 kadarı müslümandır. Şehrin pek çok yerinde kiliselerle birlikte camiler de var.









Güney Afrika’da II.Abdulhamid tarafından yaptırılan camii


Güney Afrika’nın Cape Town  kentinde Osmanlı simgeli Turkuaz renginde bir cami


© Blackcpublications.com 2008. All Rights Reserved. Design & Development by: R. AlAbid